60d1fb0949ad8__11.png

Merhametli, Duyarlı ve Kibar Çocuklar Yetiştirmek

22.06.2021

Başkalarına karşı nazik ve merhametli davranabilmenin temelinde, sorumluluk duygusu yatar. Bir çocuk, odağını yalnızca kendinden uzaklaştırıp ne kadar başkaları üzerine düşünmeye başlarsa o kadar nezaket sergileyecektir. Başkalarına karşı daha yardımsever olacak, onların duygu ve ihtiyaçlarını o kadar gözetecektir. Ebeveynlerin yegâne çabası, başkalarının duygu ve ihtiyaçlarını önemseyen, yardımsever ve merhametli çocuklar yetiştirmek olmalıdır. Çocukların merhamet ve yardımseverliği öğrenme kapasiteleriyle ilgili oldukça ilginç araştırmalar mevcut.

Bazı araştırmalar, 6-10 aylık çocukların, etraflarındaki yetişkinleri, başkalarına yönelik sergiledikleri davranışlar üzerinden değerlendirdiklerini gösteriyor. Bu çocuklar, başka insanlara karşı yardımsever tutumları olan kişileri, tarafsız ya da olumsuz tutumları olan kişilere nazaran daha fazla tercih ediyorlar (Atkins, & Salzhauer, 2018). Bu bulgular, bize çok önemli bir şeyi gösteriyor:

Çocuklara model olmak konusunda hiçbir zaman çok erken değil. Aksine; bir çocuk, ebeveynini olumlu bir model olarak almaya ne kadar erken başlarsa çocuğun beyni bu süreçten o kadar fazla faydalanıyor. Çünkü yaşça küçük çocukların beyinleri, tabiatları gereği daha şekillendirilebilir durumdadır. Tıpkı bir çocuğun, bir müzik aleti çalmayı en iyi küçük yaşta öğrenmesi gibi pek çok fiziksel, zihinsel ve duygusal beceri de en iyi küçük yaşta öğrenilir. Küçük yaşlardan itibaren, başkalarına karşı nazik olma konusunda çocuklarımıza model olduğumuzda ve onların da bunu yapabilmelerine imkân sağladığımızda başkalarına karşı daha açık, anlayışlı ve kabullenici olurlar. 
/website/assets/images/my1/images/60d1fba2dd263__22.png
Merhamet, yardımseverlik ve nezaket gibi duyguları yüceltmek istiyorsak belki de işe çocukların empati becerilerinden başlamak gerekiyor. Başkalarına karşı empati duygusu yüksek çocuklar yetiştirmek istiyorsak, öncelikle çocukların kendilerine karşı empati duygusuyla yaklaşmak çok mühim. Nasıl ki çocuk, bisiklet sürmeyi bilmeyen birinden bisiklete binmeyi öğrenemezse, empati göstermeyen birinden de empati göstermeyi öğrenemez.

Bu yolculukta yapılması gereken en önemli şey; ebeveynin, çocuğunun tüm duygularına karşı açık ve kabullenici olmasıdır.

Elbette ki tüm duygular karşısında rahat hissetmeyebiliriz. Çocuğun mutluluğunu içtenlikle kucaklarken, üzüntü ve öfkesini aynı şekilde kucaklamaktan rahatsızlık duyabiliriz. Fakat ister olumlu ister rahatsız edici olsun, tüm duygular normaldir ve kabul görmeyi hak ederler. İşte bu sebeple, çocuktan gelen duyguları olduğu gibi kabul etmek, onu dinlemek ve ona kulak vermek çok kıymetlidir.

Kim olursak olalım, yaşımız kaç olursa olsun, bir kişiye empati duymak ve ona merhametle yaklaşmak için o kişinin varlığının farkına varmamız gerekir. Çocuğa bu farkındalığı kazandırmanın en iyi yolu, ebeveynin etrafında olup bitene karşı duyarlı olması ve gözlemlediklerini çocuğuyla paylaşması olabilir. Karşılaştığınız ya da gözlemlediğiniz üzücü bir durumu çocuğunuzla paylaşmak, gözlemlediğiniz duruma yorum katmak ve hatta çocuğunuza fikirlerini sormak, çocuğun yaşadığı dünyaya dair farklı bir bakış açısı oluşturmasına katkıda bulunur.

Çocuğu, dünyadaki zorlukların varlığından korumak istesek de bu onu ileride daha dayanıklı ve problem çözücü yapmayacağı gibi onu daha merhametli bir insan da yapmaz. Çünkü çocuk, hiçbir olumsuzluğu tatmamış ve ona karşı takınması gereken tutumu takınma fırsatı bulamamıştır. Oysa ebeveynin, çevresinde olup bitenleri çocuğuyla birlikte yorumlaması, çocuğun dünya ile iletişime geçiş biçiminde farklı yollar keşfetmesine yardımcı olur.

Benzer şekilde, gözlemlediğimiz durumların adil olup olmadığını sorgulamak ve çocuğu da doğru görmediği durumları sorgulaması için cesaretlendirmek çok mühimdir. David Lancy, modern dünyada çocuklara benimsetmek istenilen felsefenin “Yaptığımı değil, dediğimi yap” felsefesi olduğunu söylüyor. Oysa ne kadar yanlış bir felsefe. Çocuklar aktif olarak ve izleme yoluyla öğrenirler. Çocuğun hayatında güven duyduğu ve örnek aldığı yetişkinlerin, başkalarının hakkını yememesi ve hakkı yenen bir kişinin hakkını koruması, çocuk için o kadar büyük önem teşkil ediyor ki… Bu şekildeki bir davranışın çocuğa öğretebileceği değeri, hiçbir söz ya da nasihat öğretemez. 

/website/assets/images/my1/images/60d202f77ad63__3.jpg

Pek çok zaman çocuklara olumlu değer ve davranışlar geliştirmeleri yolunda yardımcı olmak isteriz. Oysa çocukların zaten sahip oldukları güçlü yanları da vardır. Ebeveynlerin bu konuda yapabileceği en iyi şey, çocuklarının güçlü yan ve becerileriyle gurur duymalarına yardımcı olmak olsa gerek. Çocukların kendi olmalarına izin vermek ve onların iyi yanlarını vurgulamak, onların kendilerine dair olumlu bir anlayış geliştirmelerine yardımcı olur. Pek çok çocuk, okuldaki notları ya da ilgilendiği bir spor alanındaki başarıları nedeniyle takdir görür. Oysa aynı takdiri, çocuklar, başkalarına karşı merhamet ve şefkat gösterdiğinde de yapmalıyız.

Merhametli bir insan yetiştirme çabamızda, belki de gözden kaçırdığımız bir şey daha var. Merhamet, şefkat, empati ve nezaket gibi duygu ve davranışları bazen hassaslıkla bağdaştırıyoruz. Ne yazık ki; hassaslığı da tek bir cinsiyete layık buluyoruz: Kadın. Oysa dünyada birçok şefkatli baba, merhametli eş ya da nazik bir ağabey var. Pek çok kültürün erkeğe yüklemiş olduğu güçlü olma zorunluluğu altında, erkeklerin, duygularını hakkı olduğu gibi ifade edemediğini görürüz. “Erkek adam ağlamaz” sözüyle ne çok erkek çocuk büyümüştür bu toplumda.

Toplum olarak duygulara dair farkındalığa ermemiz ve aşmamız gereken pek çok kültürel tabu var. Aslında toplumlar, aileler üzerinden şekilleniyor. İşte bu yüzden, belki de özellikle erkek çocuklarımız ağladıklarında onları kalpleriyle iletişime geçmeleri için cesaretlendirmeliyiz. İnsanı insan yapan tüm duygular, bir güç gibi algılanmalı ve desteklenmelidir. Cinsiyet fark etmeksizin, tüm çocukların şefkatli, merhametli ve empati becerisi yüksek insanlar olarak yetişme kapasiteleri mevcuttur. 

Hazırlayan: Psikolog Yonca Kanburoğlu
İletişim: psikolog.yoncakanburoglu@gmail.com
Instagram: psikolog.yoncakanburoglu@gmail.com

Kaynaklar:
Atkins, D., & Salzhauer, A. (2018). The Kindness Advantage: Cultivating compassionate and connected children. Florida: Health Communications.
Lancy, D.F. (2017). Raising Children: Surprising insights from other cultures. Cambridge: Cambridge University Press.
Lickona, T. (2018). How to Raise Kind Kids. New York: Penguin Books.
Tsabary, S. (2016). The Awakened Family: A revolution in Parenting. New York: Penguin Books.
Tsabary, S. (2013). Out of Control: Why disciplining your child doesn’t work… and what will. Vancouver: Namaste Publishing.

Facebook
Facebookta Paylaş
Twitter
Twitterda Paylaş
Twitter
E-Posta ile Paylaş
Whatsapp
Whatsappta Paylaş

ÖNCEKİ HAFTALAR