63cc2a1d062f9__1.jpg

İzleniyormuş Gibi Hissetmenin Psikolojik Açıklaması

21.01.2023

Susie Neilson

Gece neredeyse tamamen boşalmış metro vagonunda kitabınıza, Instagram akışınıza ya da işe gidip gelirken zaman geçirmek için ne yapıyorsanız onu yaptığınızı hayal edin. Bir durağa vardınız, kapıların açılıp kapandığını duydunuz ve tren yoluna devam etmekte. Birkaç dakika sonra boynunuz sertleşmeye ve gerilmeye başladı ve nasıl olduğunu açıklayamazsanız bile birilerinin size baktığını hissettiniz. Başınızı kaldırdığınızda birinin size baktığını gördünüz. Gözleriniz kısa bir süre buluştu, sonra biraz korkmuş bir şekilde başka tarafa bakmaya başladınız. Bir yandan da hala size bakıp bakmadığını görmek için o kişiye tekrar bakamayacak kadar kendinizi rahatsız hissettiniz ama vücudunuz size hala baktığını söylemekte.

Çoğumuz bu tarz bakışları hissetmiştir. Bu duruma eşlik eden hisler bazen neredeyse doğa üstü gelir. Siz bakmasanız bile birinin gözlerinin sizi takip ettiğini fiziksel olarak hissedebilir veya sanki arkanızda bir çift gözünüz daha varmış gibi gelebilir.  

Bize bakanı görmesek bile izleniyormuşuz gibi hissettiren şey nedir? Neden bu garip duyguya sahip olduğumuzda genellikle haklı çıkarız? 

Çünkü gözlerin bildiğinden daha fazlasını algılar.

İçgüdüsel olarak hissettiğimiz veya bildiğimiz diğer birçok şey de olduğu gibi, gözlenme konusunda sistemlerimiz bilinçli bakışımızın çok ötesindeki şeyleri de tespit eder. Kortikal olarak kör olan TN ismindeki hastanın görsel korteksi “göremeyecek” şekilde hasar görmüştü ancak beyni hala gözlerinden veri almaya devam ediyordu. TN’ye yüz resimleri gösterildi, resimlerin bazılarında kişiler doğrudan ona bakıyor, diğerleri yana bakıyordu. TN, gördüklerini açıklayamasa veya ifade edemese de kendisine doğru bakan yüzlerin yer aldığı resimler gösterildiğinde beynin tehdide ve uyarılmaya tepki veren kısmı olan amigdaladaki aktivasyonda artış olmuştu.

TN’nin yaşadıkları izlenmekle ilgili sahip olduğumuz “altıncı hissin” bir kısmını bize açıklayabilir: Beynimiz bilinçli bakışımızın ötesinde çalışıyor. Diyelim ki, caddede yürüyorsanız ve bu hisse kapıldıysanız muhtemelen doğrudan görüş alanınızın dışında yer alan bir şeyleri hissediyorsunuzdur. 

/website/assets/images/my1/images/63cc2ba1a294c__2.jpg

Hislerine göre düşünebilirsin.

Peki ensemizde yer alan o karıncalanma hissi nedir? Gerçek gibi gelebilir, lakin yalnızca saplantı ürünü olabilir. 20. yüzyılın başından beri izlenme hissini inceleyen ilk insanlardan biri olan psikolog Dr. Edward Titchener karıncalanma hissi hakkında "Bakılma Hissi" adlı geniş kapsamlı bir makale yazdı. Bakışın cilt üzerinde bu tür bir etkiye sahip olabileceği fikrini reddederek "Biri dizi veya ayağı üzerine çok düşünürse şaşırtıcı derecede yoğun bir organik duyum hissedecektir” diye ifade etti makalesinde.

Titchener'ın 1898'de makalesinin yayınlanmasından bu yana çok sayıda çalışma bireylerin doğaüstü bir "bakış hissi" hakkındaki iddialarını test etti ve "bakış hissinin" doğruluğunu defalarca çürüttü. Karıncalanma hissedebiliriz, ancak karıncalanmanın kaynağı izlendiğimiz inancından kaynaklanır, izlenmekten değil. Bu hayal gücüyle ilgilidir. 

Çünkü bakış son derece önemlidir.

Öncelikle bu konuda neyin bizi korkuttuğu üzerinde konuşmalıyız, yani genellikle insanların nereye baktığına odaklandığımız gerçeği üzerine. 

Beynimiz, insanların bize bakıp bakmadığını merak etmek için çok fazla enerji harcıyor. Bu aktiviteye adanmış bütün bir nörolojik ağ olduğuna dair bir teori var. Aslında, Oxford nörobilim araştırmacısı Harriet Dempsey-Jones'un geçen yıl Conversation'da açıkladığı gibi, insan gözü açığa çıkaracak şekilde tasarlanmıştır.

Dempsey-Jones, "Başkalarının bakışlarını üzerimize çekmek için özelleşmiş olan sadece beyinlerimiz de değil, gözlerimiz dikkat çekmek ve bakış yönünü kolayca fark etmek için istisnai bir şekilde biçimlendirilmiştir" diyor. İnsan gözleri, göz bebeklerimizin ve irislerimizin çevresinde sklera olarak bilinen göz akına sahip olduğu için diğer türlerin gözlerinden farklıdır. Dempsey-Jones'un belirttiği gibi, sklera bir insanın diğerinin bakış yönünü algılamasını kolaylaştırır. Peki, neden önemli bu tasarım? İletişim için. Birincil gücü iletişim olan bir tür olarak insan bakışı, ilgiyi, kaynakları, tehlikeyi, şehveti ve hatta aşk gibi daha karmaşık duyguları fark etmek için son derece güçlü bir araçtır. 

/website/assets/images/my1/images/63cc2bc304eba__3.jpg

Çoğu zaman yanlış bir şekilde size bakıldığını varsayarsınız…

Bu durum her zaman hissettiğimizin doğru olduğu anlamına gelmez. Current Biology dergisinde 2013 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre güneş gözlükleri kullanan birinin nereye baktığından emin olmadığımız türde durumlarda genellikle izlendiğimiz varsayımında bulunuyorsak hatalı olabiliyoruz.

İzleniyor olma hissi kendi kendini gerçekleştiren bir kehanete dönüşebilir. Birinin size arkadan baktığını düşündüğünüzde aniden dönüp onunla yüzleşebilir ve o kişinin size bakmasına neden olabilirsiniz. Arkanızı dönmeden önce o kişinin size baktığını bilinçaltınızda fark etmiş olmanız ve hafızanızın birkaç dakika sonra sizi bu konuda uyarmış olması da mümkündür.

Bu aslında iyi bir şey olabilir.

Kabul edelim ki biz insanlar benmerkezci canlılarız. Geçmişte şimdi olduğundan çok daha büyük tehdit risklerine karşı hayatta kalmak zorunda olan hayvanlarız.

Araştırmacılar, bakışa karşı hassas olduğumuzu düşünüyor çünkü bu hassasiyet hayatta kalmak için bir araç. New South Wales Üniversitesi'nde nörobilimci Colin Clifford, "Doğrudan bakış, hakimiyet veya tehdit sinyali verebilir ve bir şey tehdit içeriyorsa onu kaçırmak istemezsiniz. Öyleyse diğer kişinin size baktığını varsaymak daha güvenli bir strateji olabilir" diyor.

/website/assets/images/my1/images/63cc2bea68a76__4.jpg
Clifford "Göz teması başka türden bağlantılara da işaret edebilir. Doğrudan bakış genellikle diğerinin bizimle iletişim kurmak istediğine dair bir işarettir, bu nedenle yaklaşmakta olan bir etkileşim için bir sinyal içerir" diyor.

Başka bir deyişle, bakış yakınlığın yanı sıra tehlikenin de işareti olabilir. Her ikisi de kendi iyiliğimiz için dikkat etmemiz gereken şeylerdir. Ayrıca farklı derecelerde olsa da hepimiz kendimizi daha sağlıklı, daha ahlaklı ve herkesten daha iyi olduğumuzu düşünen üstünlük yanılsamasının kurbanlarıyız. Durumun gerçekten böyle olup olmadığı son kertede önemli değil; önemli olan şey buna inanıyor olmamızdır. 

Çeviren: Klinik Psikolog Rabia Yavuz
Web: https://www.rabiayavuz.com
Eposta: rabia.yavuz@gmail.com
Instagram: @klinikpsikolograbiayavuz
Kaynak: https://www.thecut.com/article/the-psychology-of-feeling-like-youre-being-watched.html                

Facebook
Facebookta Paylaş
Twitter
Twitterda Paylaş
Twitter
E-Posta ile Paylaş
Whatsapp
Whatsappta Paylaş

ÖNCEKİ HAFTALAR