
Hayretin kayıp sanatı
Tapınağın çanları sustu
ama çiçeklerden gelen sesi
hâlâ duyuyorum.
Matsuo Başo
Şair D.H. Lawrence, dünyanın harikalarla dolu olduğunu, ama bizim onların üzerini bir “alışkanlık örtüsü” ile kapattığımızı yazmıştı bir zamanlar. Hayretin güzelliği, o örtüyü ansızın çekip almasındadır. Yıldızlarla dolu bir gece gökyüzüne bakıp gözünüze ulaşan ışığın, kaynağından milyonlarca yıl önce yola çıktığını hatırladığınızda yaşanır bu. Ya da minik parlak bir meşe palamuduna bakıp, onun koca bir meşe ağacının tüm planlarını içinde barındırdığını fark ettiğinizde. Hayret, gündelik rutinlerimizi bir anlığına kesintiye uğratır ve bizi şimdiki anda duraksamaya zorlar.
Bir çocuğun ilk kez kar gördüğü anı hatırlayın. Avucunu açar, küçük bir billur danteli, kar tanesi erir, gözleri büyür. Bir abrakadabra anı. O an çocuk bir şey bilmiyordur; sadece görüyordur. İşte bizim kaybettiğimiz tam da bu bakış...
Bu yazı Fikir Turu sitesinde yayınlandı.
Yazının tamamı için tıklayınız: https://fikirturu.com/toplum/insan/hayretin-kayip-sanati
Kemal Sayar