Kemal-Sayar-Urun-Resim_77954-600X450.jpg

Türkiye nin Parlayan 100 yüzü

İnfomag, 100. sayısında Türkiye'nin geleceğine imza atacağına inandığı 100 kişiyi seçti.
İnfomag, 100. sayısında Türkiye'nin geleceğine imza atacağına inandığı 100 kişiyi seçti.

200. sayımızda daha fazla katma değer ve yenilik üreten, daha cesur adımlar atan, coğrafyasında ve küresel ölçekte daha etkili bir oyuncu haline gelmiş, daha şeffaf ve daha sorumlu bir ülke hayal ettik. Bu hayalin içindekiler hayal edilen Türkiye'yi gerçekleştirecek, bu süreçte önemli kilometre taşlarını oluşturacak ve sorumluluğu alarak elini taşın altına koyacak, katma değer üreten vizyonunu yaratacak, paylaşacak ve hayata geçirecek kişilerdi.

Türkiye'nin geleceğine imza atacak 100 kişiyi belirlerken birkaç temel kriteri sürekli göz önünde bulundurduk. Bu kriterlerden birincisi 'konforu reddetme' olarak ifade ettiğimiz olguydu. Diğer önemsediğimiz bir nokta da 'vizyon verme ve örnek alınma-taklit edinme' durumuydu. 'Cüret edebilme' kavramı da seçicilerimizin sık sık telaffuz ettiği bir noktaydı. Bu ana kriterlerle birlikte sürdürülebilirlik, potansiyel, yenilikçi yaklaşımlar üretebilme yeteneği gibi konularda da keskin değerlendirmeler gerçekleştirildi.



PROF. DR. KEMAL SAYAR 
Topluma Has 'Psikiyatri' Reçetelerinin Sahibi

Psikiyatri alanında, sosyal ve kültürel etkenlerin önümüzdeki yıllarda daha da çok öne çıkacağı düşünülüyor. Psikolojik çözümlemelerinde başka toplumlarda üretilmiş hazır reçeteler yerine bu toprakların toplumsal yapısını ve değerlerini dikkate alıyor Kemal Sayar da. Akademik kariyerine çok sayıda araştırma ve başarı sığdıran Sayar, 2004 yılından itibaren Bakırköy ve Erenköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanelerinde klinik şefliği görevini yürütür. Sayar, Bakırköy'de ergen ve genç ruh sağlığı kliniğini kurar ve 2008 yılında da psikiyatri profesörü olur. Başarılarını sadece akademik çalışmaları ile taçlandırmaz Sayar, topluma ulaşmak için de radyo ve televizyon programları yapar, dergilerde yazılar kaleme alır ve 20 kitap ortaya koyar. Bugüne dek ortaya koyduklarından memnundur Sayar fakat daha da fazlasını yapabileceğine inanır bu nedenle O: "Henüz baş eserimi yazamadığımı düşünüyorum. Kim bilir belki de bir olgunluk saati bekleniyor." diyecektir. Bilimin katı pozitivist tutumundan arınarak başka bilme biçimlerine yakınlaşacağını, ciddi bir paradigma değişikliği yaşanacağını da öngörmektedir Sayar. Böylece yeni bir tıp adamı tipini de geliştirmek ister Sayar. Tek taraflı bir bilim adamından ziyade pek çok alanda uğraş veren bir tipolojiyi de geliştirir. Bununla da yetinmez toplumdan uzak ve seçkin aydın karakterini reddeder. Sayar, 'empatinin insan ve grup ilişkilerinde önem kazandığı, her ferdin diğerinin acısını sahiplendiği' bir geleceğin Türkiyesi düşünür ve bu idealde kendisinin nasıl yer alacağını şu cümleler ile özetler: "Açık, demokratik, özgür Türkiye'yi isteyen ve düşleyenlerin safında! Yazılarımla, konuşmalarımla bu büyük ideale ufacık bir hizmette bulunabilirsem, ne mutlu bana."
 
Facebook
Facebookta Paylaş
Twitter
Twitterda Paylaş
Twitter
E-Posta ile Paylaş
Whatsapp
Whatsappta Paylaş