Kemal Sayar

Psikanalist Kirkegaard - Kemal Sayar

Akademik

Psikanalist Kirkegaard

Ernest Becker'den çeviren Arzu Tüfekçi
 
Sivrisinekten insan şeklinde ortaya çıkmanın
gizlerine kadar şeylerin tüm düzeni içimi
şiddetli bir acıyla doldurur; tümü bana ve
özellikle benim şahsıma tamamen
anlaşılmaz gelir. Sınırsız mükemmellik
benim ıstırabımdır.Hiç kimsenin bundan
haberi yoktur,Cennetteki Tanrı hariç, ve
bizi haberdar edemez. -
SÖREN KİERKEGAARD
 
Bugün, gülünç olma endişesi duymaksızın -ya da en azından bizimle alay edebilecek olanların bilgisizliklerinin verdiği güvenle- Kierkegaard'ı psikanalist olarak adlandırabiliriz.Son yıllarda Kierkegaard'ın yeniden keşfedilişi söz konusudur; bu keşif, onu günümüz insanlarının bilgi yapısına bağladığı için çok önemlidir.Eskiden bilim ile inanç arasında kesin bir ayrım olduğunu ve psikiyatri ve dinin birbirine çok uzak olduğunu düşünürdük.Fakat şimdi gerçekliğe dair psikiyatrik ve dinsel perspektiflerin birbirleriyle sıkı ilişkiler içinde olduğunu görüyoruz.Bir sonraki bölümde göreceğimiz gibi, bu iki perspektif tarihsel olarak birbirinin sonucudur.Hatta bugün daha önemli bir biçimde birbirlerini pekiştirirler.Psikiyatrik deneyim ve dinsel deneyim, ne öznel olarak bir kişinin bakış açısında ne de nesnel olarak kişilik gelişimi teorisinde birbirinden ayrılamaz.
 
Dinsel ve psikiyatrik kategorilerin bu kaynaşması , hiçbir yerde Kierkegaard'ın yapıtında olduğundan daha açık değildir.Kierkegaard bize, insanoğlunun zihni tarafından biçimlendirilen insani durumun en iyi empirik analizlerden birkaçını vermiştir.Fakat tanrıbilimci Kierkegaard'ın yapıtının bilimsel önemini , bilimsel ateist Freud'un dönemine kadar görememiş olmamız ironiktir.Ancak daha sonra onun çalışmasını destekleyecek klinik delillere sahip olduk.Ünlü psikolog Mowrer yirmi yıl önce bunu mükemmel bir biçimde özetlemiştir:"Freud, Kierkegaard'ın doğru olarak anlaşılamayan ve değerlendirilemeyen ilk çalışmalarından önce yaşamak ve yazmak zorunda kalmıştır." Kierkegaard'ın modern klinik psikolojinin verilerini nasıl önceden tahmin ettiğini gösterecek birkaç teşebbüs vardır.Paul Tillich gibi tanrıbilimcilerin olduğu kadar birçok Avrupalı varoluşçunun da bu konuda söyleyecek bir şeyleri vardır.Bu çalışmanın amacı psikiyatri ve dinin çevresini bir daire içine almaktır;bu, insani durumun en iyi varoluşsal analizinin bizi doğrudan Tanrı ve inanç sorunlarına sürükleyeceğini gösterir, Kierkegaard'ın tam olarak tartışmış olduğu şey budur.
 
Kierkegaard'ın soluk kesecek kadar derin ve genellikle anlaşılması zor insani durum analizini tekrarlamaya ve deşifre etmeye çalışmayacağım.Onun psikolojik çalışmalarındaki temel tartışmayı özetlemeye çalışmak yerine,yapmak istediğim şey Kierkegaard'ın ileri sürdüğü şeyi ,okuyucunun "özet olarak" anlayabilmesini sağlamak ve mümkün olduğu kadar anlamlı ve ilgi çekici bir biçimde bunu okuyucuya sunmaktır.Kierkegaard'ın zekasından büyülenmiş olduğum için,çok fazla karışıklık yaratmadan bunu yapabilirsem, okuyucu sonuçtan çok fazla etkilenecektir.Gerçek şu ki; 1840'larda yazmasına rağmen o, dehanın sonsuz gizemliliğini açığa vuran bir post-Freudyendi....
 
Yazının devamı var...
Görüntüleme Sayısı : 1911
Kemal Sayar Kemal Sayar Valid CSS!
Copyright © 2013-2017 Kemal Sayar Tüm hakları saklıdır. © Web Tasarım